Agalara Hoş Geldiniz

Ayakkabılarınızı çıkartmayı unutmayın
Takip Edin ->

Agasal #2: Hayatım Çok Boş



By  İkram Yağdıran     18:44:00    Etiketler:,,,,,,,,, 





















Merhaba agalarım. Agasal yazmayalı tam olarak  Geçenlerde instagram indirdim ve fark ettim ki insanlar hayatlarını yaşıyormuş. Ciddiyim birisi yüzme havuzunda birisi ormanda birisi denizde.. Bense aylardır evimde oturup ya ders çalışıyorum ya whatsapptayım ya da tumblrda kendi postlarımı rebloglayıp duruyorum. Ya her şeyden önce şuan öyle bi mevsimdeyiz ki İzmir'in dağlarında çiçekler açıyor aga. Ama benim adamakıllı gezip tozacağım bir arkadaşım bile yok.



Şimdi diceksiniz neden yok.. Ahmetle gez arkadaş falan edin.

1- Ahmet bey hafta sonları bile okula gitmek zorunda olduğundan okul haricinde görüşemiyoz buluşamıyoz.
2- Yeni arkadaş edinmek damarlarımdaki asil kanda mevcut olan bi özellik değil, yabaniyim.
3- Mahallemde yeni sayılırım ve 8. katta oturduğumdan sokaktaki insanlarla aramızda mesafe ilişkisi var. Ayrıca belirtmek isterim ki mahallemde mahalle kültürü yok daha çok küçük bir şehir gibiyiz kimse kimseyi tanımıyor.

Bu yüzden yalnızım agalar. Maltepe'den erkek kanki aranır iletişim no 0512 13 14 15 16



Genel olarak günlük ruti...EVET ARKADAŞLAR KANALIMA HOŞ GELDİNİZ BUGÜN SİZLERE GÜNLÜK RUTİNİMİ ANLATÇAM







































Hafta içi her sabah saat 7 gibi uyanıp bir şeyler yemeye kendimi zorluyorum, bir bardak çay içip 7:20 gibi tekrar yatıyorum. Bizim okulda ilk derse girmeyince yok yazmak yerine geç yazıyorlar. Bu geç yazısı da devamsızlıktan sayılmıyor. O yüzden 7:20de uyuyup 8:20de uyanıyorum. Sonra üzerimi giyinip saçımı başımı yapıyorum ve böylece okula gidiyorum. Ikinci derse yetişmiş oluyorum.

Eskiden okula uyanmak bana çok da zor gelmezdi ama sonraları okulumdan nefret edeceğim olaylar yaşadığım için artık gerçekten uyanmak istemiyorum. Hem dil sınıfında olmamamdan dolayı şöyle de bir olay oluyor, benim şuan okulda gördüğüm hiç bir ders -ingilizce hariç- LYS'de karşıma çıkmayacak. Yani sırf yok yazılmamak için okula gidiyor ve bomboş insanların ciyaklaması, iki üç şair ezberlemiş insanların egosu ve de kendini bok zannedenlerin tavırlarına maruz kalıyorum. 

Gerçekten hepsi çok vasıfsız geliyor agalarım gerçekten. Tek istediğim bir an önce okulum bitmesi ve bu okuldan kurtulmam. Biliyorum üniversitede dersler daha zor hayat daha zor hatta geçen yazılardan birisinde de dediğim gibi iflahımı şirinleyecekler ama inanın bana şuan sınıfıma gitmektense 2 sene fazladan üniversite okumayı tercih ederim. 

Okuldan çıkınca eve geliyorum. Genelde eve gelişim saat 5te oluyor. Ve ATV'nin muhteşem ötesi programı esra erol ile yemek yiyorum. Evet esra erol izliyorum çünkü (1) annemden yarım saatlik bi yemek için kumandayı alacak kadar bencil değilim (2) Pamuk ve Ceyda gibi çok güzel kızlar var (3) bakıp halime şükredeceğim çiftler oluyor. 

Cidden mesela çok saçma kadınlara çok yakışıklı talipler geldiğini de gördüm, çok salak erkeklere çok güzel kadınlar geldiğini de.. Bakıp bakıp oh bunlara bunlar geliyorsa her şey için umut var demektir diyorum. Gerçi üniversiteye kadar sevgili yapmama konusunda da bi karar aldım. Hayırlısı bakalım 

He bu arada şunu da belirtmek isterim ki evlilik programlarını sadece kadınların izlediğine inanmıyorum. Eğer evlilik programlarını sadece kadınlar izliyor olsaydı kadınlara erkek talipler çok az gelirdi. Ama üç talipten ikisi erkek oluyor mübarek bu nasıl iş. 

Özetle erkekler de evlilik programı izler 


Yemeğimin bitmesi genelde yarım saat falan alıyor ama telefonla şarkı dinlemek tumblrda gezinmek vs ek olarak bi yarım saat daha sürüyor. Bazen abimle konuşuyoruz sonra telefona devam ediyorum ne yapıyorum hiç bi fikrim yok ama yine de bu şekilde bitiyor zaman. Saat gece falan olduğunda bi kaç konuya göz gezdirmiş ya da test çözmüşsem şanslıyım demektir. Ve yatış pozisyonuna geçip saat gece 1:30 gibi uykuya dalıyorum. 

Bunlar tekrar tekrar ve tekrar yaşanıyor. Artık ben İstanbulu gezmek istiyorum. Ne bileyim galata kulesine çıkmak istiyorum. Gülhane parkına ya da çamlıca tepesine gitmek istiyorum. Canım çekince mekdanılds yemek nargile içmek kafelerde orada burada sürtmek istiyorum. Ama ne var biliyor musunuz? Şimdi birden böyle deyince fark ettim ki ne var ben de bilmiyormuşum ama ne yok biliyo musunuz? PARA YOK :(

Onun dışında istediğim bir başka şeyse hiç kimseyle hiç bir şey konuşmamak. Evde oturup tek başıma tumblrda gezmek kitap okumak blog yazmak falan istiyorum. Whatsapptan yazanlar, snap atanlar, c2 adlı sitede anonim olanlar, instadan dm atanlar ve diğerleriyle uğraşmak muhabbeti kurmak istemiyorum. Bunu çok ciddi söylüyorum. Birilerini hayatıma katmak istemiyorum. Daha fazla insan daha fazla problem yemin ederim ya.

Son sıralarda istediğim şeyler bunlardı ama genel olarak istediğim şeyi söyleyeyim. Ben artık İstanbuldan çıkıp ailemin arkadaşlarımın ve diğerlerinin olmam gerektiğini düşündüğü insan olmak istemiyorum. Yeni bi hayatım olsun diye beklemekten başka yaptığım bir şey yok. 

Alaskanın peşinde'yi okurken sevdiğim bir söz vardı şey diyordu. Geleceği hayal etmek, bir nevi nostaljidir. Bütün hayatını labirentte mahsur kalıp bir gün oradan nasıl çıkacağını, bunun ne kadar müthiş olacağını düşünerek geçirirsin ve geleceği hayal etmek devam etmeni ama bunu hiç yapmamanı sağlar. Geleceği yalnızca o andan kaçmak için kullanırsın. 

Umarım geleceğim o kadar efso olur ki buraya gelir ve John Green'i göt ederim. 

John Green demişken bana kitap hediye edin ya kitaplar çok pahalılar. Ciddiyim hediyeleşmek sünnettir arkadaşlar ayrıca fakir sevindirirsiniz falan çok hoş bir davranış sonuçta. Ben size istediğim kitapları yazayım siz şeyaparsınız kendi aranızda dflşkmdfj YÜZSÜZLÜKTE ZİRVEYE ÇIKIYORUM 

1 Uçurtma Avcısı
2 Siyah Buz
3 Kızıl yükseliş serisinin 3. kitabı

Off unuttum aga neyse sonra konuşuruz bunları şimdi size seneye neler yapmak istediğimden bahsetmek istiyorum. Maksat sohbet edelim hayal kuralım.

Yüzbintrilyon kere dedim ama yine diyorum İzmir Ege Üniversitesini kazanmak istiyorum. Kazanırsam eğer Seferihisar'da annemin Hollanda'da yaşayan kuzeninin yazlığında kalıcam. Oradan az bahsedeyim bahçeli bi ev düşünün. Kendi halinde bi yer. Daha çok gelişmemiş köyümsü bi alanda kalan yazlık işte. Etrafında anne tarafından uzak akrabalarımız varmış. Denize yaklaşık 10 15 dakikalık mesafede ve denizi aşşşırı güzel bir yer. Denize yaklaştıkça kafeler lunapark ve çok güzel parklar karşınıza çıkıyor, hatta kavak yellerinin çekildiği yere beş on dakikalık mesafedesiniz. Çok turistik bi yer bu kafelerin olduğu bölüm bu yüzden pahalıydı yazın ama kışın ne halde bilmiyorum. 

Oturmaya başlar başlamaz yapacağım bir kaç şey var. Birincisi iş bulmak tabi ki, açlıktan ölmek istemiyorum. KYK denen devlet burslarına başvurucam bir de. Hem Çalışırım part time hem de burs ile güzel güzel yaşarım diye umuyorum. İnşallah bi yerimde patlamaz bu hayaller. 

Geçen sene yazın ramazanda garsonluk denedim ama evveliyatımı şirinlediler o yüzden ilk olarak 20 dakkalık mesafedeki otele başvururum iş için. Zaten Tercümanlık okuyorum dediğimde otelciler biraz düşünürler bence yav. Düşünmeseler bile en fazla gider kafelerde falan iş ararım ya nolucak cocumaz. 

Kafe olmazsa LC Waikiki Defacto D&R gibi yerlerde de çalışabilirim. Çalışmak zor olacak ama olsundu. İkinci yapacağım şey eve internet bağlamak olur heralde. İnternetsiz napılır aga ya zor valla Allah interneti olmayanlara sabır versin. İlk internetsiz dönemlerimde kendimi kitaplara veririm herhalde. Ama yalnız kalmak da bi o kadar zor olacağından eve kedi alırım. Kediler çok harika hayvanlar. Allahım kedileri yarattığın için teşekkür ederim. 






























Bu fotoğrafta gördüğünüz kedi 1000TL falan. İlerde işsiz kalırsam bi yerden şu kedilerden çalıp çiftleştirir çiftleştirir satarım. Fakiriz ama salak değiliz çok şükür. 

Yazın eve gittiğimde de yanımda götürürüm evdeki kedimi. Anam ayatta izin vermez bilirim ama sokağa atmaya da kıyamazlar yavvv 

cnm annem <33<33<3

Şimdi diyiceksiniz ki sıkılmaktan korkmuyor musun? Şimdi düz mantık kurayım agam sizin için, ben İstanbul'da hiççççbir bok yapmıyorum. Bu yetmez gibi hep salak salak tartışmalara giriyorum ve burası bana çok boğucu geliyor. Ama izmir daha bir samimi geliyor. Eğer İzmire gidersem Elifle bir sürü boklar yeriz. Planımız bile var yapılacaklar listesi falan hazırladık o derece. 

LİSTE DEDİM DE AKLIMA GELDİ BİZİM Bİ SİKİLECEKLER LİSTEMİZ VAR AQ SDLKFSLFDKF

Bu da diğer agasalın konusu olsun o zaman şuan konuyu dağıtmadan hesaplamaya dönüyorum. Eğer İstanbul'da kalırsam okuldan Merve ve Ahmet hazırlık okurken İkrağağam beni çalıştır ingilizceye falan diye tutturur eder falan uğraşamam açıkcası kb kankilerim acı gerçek...

Ama İzmir'de kalırsam böyle bi derdim de olmaz. Hadi olsa bile İzmir'de kalmam sene boyunca olacak bir şey değil. Yani İzmir'de boğulmam yalnızlıktan. Şöyle olur mesela olcaksa, Ekim gibi başlasa dersler -emin değilim bunda tabi- yarıyıl tatili 20 gün falan oluyor galiba o sırada İstanbul'a gelirim sonra kışı atlattıktan sonra geri dönerim. 

Martta ara sınav yani vize galiba oluyormuş 13 haziran gibi bitiyormuş finaller. Sonra İstanbul'a gelirim. Yani 3 ay sonbaharı orada geçiririm kışın bi aya yakın İstanbul'da kalır sonra 3 ay daha İzmir'de takılır İstanbul'a geri dönerim. Çok da zor olmaz bence. 

İstanbul'a gelmeden yazlığa şey yapıcam, böyle bahçeye falan hep çiçek neyin ekicem ki yazın adamlar gelince çok beğensinler evi. Göz boyayıp şey yaparım hani eve çok iyi bakmışım havası veririm. Böylece seneye de kalınca çok laf yapmazlar xd..

Aga internet bağlatıyorum yazlığınıza oturun şükredin mq

Bunlar dışında yazlığın arka bahçesinde bitki yetiştirmek istiyorum, toprakla falan uğraşmak hoşuma gidiyor. Böyle çilek marul domates gibi şeyler yetiştirmek mümkünse yetiştirmek isterdim. Hem pazar parası da vermek zorunda kalmam ehuehue

Canım sıkılınca sahile kumsala gider kafamı dinlerim. Kumsalda kankilerimle ya da sevdicekle ateş yakmak isterdim mesela. Ya da çadır kurup içinde gecelemek isterdim ama sevgili işleri çok yorucu o yüzden büyük ihtimalle soğuktan ölmezsek Elif'le ya da üniden tanıştığım kafa dengi elemanlarla yaparız. Bu arada Elif'le diğer bir planımız ona Ege'de okuyan zengin bi sevgili bulmak sonra da parasını yemek. İnş bunu da yaparız aga yav artık zengin kankilerim eniştelerim olsun istiyorum.

Ünideki ilk senemin sonunda Elif'le Muğla'ya gitme planı kurduk ama olur mu olmaz mı bilmiyoz öylesine kurduk planı para biriktirebilirsek olur biriktiremezsek bakarız.




Kısaca plan Seferihisar'dan başlıyor Uşak'ı geçip muğlaya bodrum ve marmarise doğru gidiyor. Hesaplarıma göre gidiş geliş maksimum 4 gün sürer ve biz de iki gün orada kalırsak bir haftalık tatil yapmış oluyoruz. Böylelikle yazın evde oturdum ağağa hiç bi bok yapamadım da demem. Efso bişey yapmış oluyorum yazın başında. Hem belki babama dersem ya bu sene ya da yazın yurt dışına Bosna Hersek'e ya da İngiltere'ye falan yollayabilir. Havamı da atar giderim

Burada bu agasalı sona erdiriyorum agalar. Sıradaki agasallarda görüşmek üzere sağ alttaki kırmızı çana tıklayarak bloguma abone olabilirsiniz... Kendinize cici bakın. 

Hakkımda İkram Yağdıran

Adım İkram, 18 yaşındayım. Marmara Üniversitesi ALmanca Tercümanlık bölümünde okuyorum. Yeni yerler görmeyi ve yeni insanlar tanımayı çok severim. Aynı bloğumdaki yeni yorumları cevaplamayı sevdiğim gibi :D

8 yorum:

  1. İkram benim de çok hayallerim var gerçekleştirmek için karşılıklı dua edelim dua edene dua ederim lcşxçxçsv

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dua edene dua ederim hızlı dua seri dua beddua etme program var

      ödkffkfd inşallah hedefine hayaline ulaşırsın kankim hayırlısı olsun

      Sil
  2. Agam çok güzel olmuş böyle devam et

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sag olasin yorumun icin agişimm devam etmeye calısıyorum konu buldukca yazarim

      Sil
  3. Çok güzel olmuş emeğine yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim kankiler kankisi ykfdfkdjfd

      Sil
  4. Gece gece blog la karşılaştım çok güzel valla samimiyetini yerim hshsjshshasj

    YanıtlaSil

Yüce konsey onayladıktan sonra yorumunu yayınlıcaz


İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *