Agalara Hoş Geldiniz

Ayakkabılarınızı çıkartmayı unutmayın
Takip Edin ->

Agasal #1: Çok zor bi çocukluk atlattım



By  İkram Yağdıran     21:26:00    Etiketler:,,,,,,,,,, 

Bu fotoyu acayip beyendim bi ara kendime de yaparım dfklsdsf

Merhaba Agalar ahalisi ve agaistler. Biraz canım sıkıldı ve günlük gibi içimi dökebileceğim bi yer açma kararı aldım. Hani varya bizim blogta böyle replikler, öneriler, bilgiler gibisinden bölümler. Heh işte tam oraya iki yeni kategori açma kararı aldım. Birisi daha içimden geçenleri döktüğüm yazıları içeren bölüm diğerisi ise belgesel tarzı dalgasına yazılmış yazılar falan olsun istiyorum.


Hatta şuan karar verdim ki bi galeri bölümü de açıp gezi tarzı yazılar yazmak istiyorum. Size istanbulu falan gösteririm hem çünkü istatistiklerde farklı şehirden tıklayan bir sürü insan görüyorum. Ara ara böyle blogla alakalı planlar kurup kendimi gaza getiriyorum biliyor musunuz.

Şöyle şurdan şunu yapsam böyle burdan da böyle yapsam, hoca sözlüme yüz verse YGSden 501 alsam sonra huoop blogum tanınsa hayat bayram olsa moduna giriyorum ama fazla hayalperestim. Cidden aşırı seviyorum hayal kurmayı. Mesela ben yaklaşık 11-12 yaşındayken falan - tabi o sıralarda foster'ın hayali arkadaşları falan vardı- bi hayali arkadaş edinmiş onunla konuşurdum. Eskiden de dert açmayı falan sevmiyomuşum bak. Adının çoook uzun olduğunu hatırlıyorum ama sadece Alexander kısmı aklımda. Ve ismi her ne kadar amerikan ismi de olsa kendisi fransız bir centilmendi. Böyle fuları vardı kırmızı ve kaftan desenli, üzerinde gri bi takım elbiseyle dolaşırdı ve hiç eğilmezdi sürekli dik gezerdi. Elit hayaller kuruyomuşum amq farkında mısınız.


yapacağınız espiriye sıçıyım

Daha sonraları Alexanderla, konuşmak için yeterince yalnız kalamadığımdan mıdır bilinmez, konuşmamız azaldı. Önceleri hep konuştuğum Alex sonraları yolda yürürken yanımdan gelen, sokak lambalarına zıplayıp döne döne kendini evlerin çatısına fırlatan bir arkadaşa dönüşmüştü. İtiraf ediyorum ama efsane bi şekilde yoldan çıkardığım Fransız beyefendisi Alexanderı sokak lambalarında sallanırken izlemenin verdiği hazzı hiç bi şeyde bulamadım. Gerçekten bak o sıralar çocukluk mu dersin nedendir bilmiyorum ama mutlu oluyodum.

Sonra yaz tatilinde arabayla mangala giderken arabanın dışında bana yetişmeye çalışan Alex bi kaç ay sonra çitaya dönüştü. Tam olarak o dönüşmedi tabi. Alex yerine çita koşmaya başlamıştı. Alexi hayal ederken o kadar da büyük bi zevk alamıyordum. Ve beynim daha akla yatkın şeyler hayal etti. Mesela otobanın ortasında devasa pençeleri olan altın sarısı bi çita.

Bunu hayal ederken kaç yaşındaydım bilmiyorum ama hala canım sıkıldığında yapasım gelir böyle şeyleri. Bence bi beynin yaratıcılığını kaybetmesi o kişinin yaşlanması hatta belki ölmesi demek. Daha geçen sene evcil ejderham Murtaza vardı. Her test çözdüğümde veya 100 sayfa kitap okuduğunda bi yaş büyüyodu. Ve başka yerlerde bulamazsınız bu bilgileri ama otobüs beklerken gökyüzüne bağırıp murtazayı çağırdığımı hala hayal ederim. Siktiğimin otobüsleri 20 dakikada bir gelmesin bu çocuk sıkılıyor..

Murtazayı hayal ettiğimde bebekti ve yumurtadan yeni çıkartmıştım. I am his father moduna girmeyecem ama elimde büyüdü kereta. Neyse daha sonraları baya büyüdü odaya sığamayınca dedim buraya kadarmış evlat yuvadan uçma vaktin geldi. Ayrıldık..

murtazam ve bn

Şuan ben bu yazıyı neden yazıyorum diye düşünüyorum siz de ben şuan ne okuyorum diye düşünüyor olabilirsiniz bilmiyom. Ne isterdim biliyor musunuz? Böyle ağzım mükemmel laf yapsın bi yerden girip öyle bi yerden çıkayım ki herkes woaa falan olsun ama olmuyor.

Kitap okumanın falan da bi faydası olduğunu düşünmüyorum yav kitap okumanın tek verdiği ayrıcalık beyni aldatırken zarar vermemesi, bakış açınızı -gerçek manada bakış yani görüş alanı veya algı diyim- genişletmesi. Bi de şöyle bir söz vardı. Kitap okumayan bir insan sadece bir hayat yaşamışken kitap okuyan insan daha bir çok hayatı yaşamıştır. Şöyle düşünüyorum da çok haklı be. Mesela ben Açlık Oyunları bitince Katnissle beraber hayatı sorgulamıştım. Kızıl Yükseliş'te Darrow'la beraber savaşlara katıldım Uluyanlarla beraber uludum. Cidden uludum amq Kızıl yükselişi okuyup da uluyası gelmeyen var mıdır bence varsa bile çok azdır.

Harry Potterla beraber dağ trolünü yere serdim amq sadece ilk kitabını okudum daha Voldemortla pek kapışamadık inş o da olacak. Labirent serisinde Thomasla beraber labirenti gezdim İSYAN'a baş kaldırdık felan

ee yapıyoruz bişiler.s

Dur okuduğum üç beş kitabı buraya yazıcam hazır agasal yazıyoz bari 10 agasalda bir falan okuduğum yeni kitapları yazam.

Beğendiklerim yeşil beğenmediklerim kırmızı fena değillerse maviş olanlar kdjskd
  1. Cennet Ayracı
  2. Labirent 1-2-3- ve 4 bölü 2       4. kitabı yarısında bıraktım sıkıcı geldi
  3. Olasılıksız
  4. After Earth
  5. Aklından bir sayı tut
  6. Trendeki kız
  7. The 100 ----> ALLAH BELASINI VERSİN SİKİK ŞEREFSİZ ZAMANIMI ÇALMAKTAN BAŞKA BİŞEY YAPMADI VERDİĞİM PARAYA YAZIK
  8. Incarceron
  9. Hayvan Çiftliği
  10. Incarceron 2: Saphiqque
  11. Paradokya
  12. 5. Dalga
  13. 5. Dalga 2: Sonsuz Deniz
  14. Marslı
  15. The 100ün 2. kitabı ALLAH YİNE BELASINI VERSİN YARIDA BIRAKTIM
  16. Siktir Et ----> Bu da çok gereksizdi
  17. Açlık Oyunları 1-2-3 ----> Abi o nasıl bitiriş ölüm gibi bişey oluyo ve siz ölüyorsunuz
  18. Kafes 
  19. Peter Pan Ölmeli
  20. Harry Potter and the Philosopher's Stone
  21. İnce Memed
  22. Kızıl Yükseliş 1-2


Veeee bu kadar. Toplam 25 falan oluyo orada seri kitapları da sayarsak. Güzel rakam bence. Bide ben 11de başladım kitap okumaya. Hani bakmayın öyle çok okuyomuşum gibi göründüğüme. Aslında yok öyle bir şey. Eskiden kitap okumayıp bununla övünüyodum. Kitap okuyomusun dediklerinde diyodum ki ben kitap okumam yeaa... Neden dediklerinde zamanım yok sevmiyorum falan diyodum.

Arkadaşımdan duyduğum çok hoş bi söz var. Demişti ki herkes kitap okumayı sever, sadece sevdiği türü bulamamıştır.

Çok haklı bir söz olduğunu düşünüyorum. Sadece deneyin film izliyormuş gibi oluyo yani değişen bişey yok sadece bittiğinde bi kaç saniyelik boşluğa düşüyorsunuz. Kitaba başladığım her kırk sayfada bunalırım çok normal bi şey eğer sıkılırsanız. Yüzüncü sayfadan sonra beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ama daha erken karar vermeyin.

Neyse ne dicem ya bunu içimde tutmak istemiyorum kim görürse görsün demin okuduğum kitapları bulmak için günlüğümü açtım her kitap için post-it yapıştırıyorum özel bi kağıda. Birikiyolar öyle işte. Sonra son sayfalara geldim ve tüm moral bok oldu. Bi insan günlüğündeki mutlu yazıları görünce de üzülebilirmiş arkadaşlar. Amq ya insanlar beni tanıdıkça sevmemeye başlıyolar. Ne kadar yakınsam o kadar.. Şu an YGS dönemimi kapayıp LYS çalışmaya başladım. LYSye yabancı dilden gireceğim için full kitap okuyıcam ingilizce. Paper Towns yani Kağıttan Kentleri okumaya başladım. Orada da aynı böyle bi söz vardı biliyonuzdur belki.

"İnsanların birisi sırf güzel diye etrafında dolanması bana hep gülünç gelmiştir. Bu aynı kahvaltı için yiyeceğin mısır gevreğini tadı yerine rengi için seçmek gibi. Bu arada bi sonraki çıkıştan. Ama ben güzel değilim, en azından yakından değilim. Genellikle, biri bana ne kadar yakınlaşırsa o kadar az çekici bulur"
"Bu do--" diye başladım
"Her neyse," diye cevapladı.

Hani böyle tüm hayatınız boyunca hissettiğiniz düşündüğünüz ama kelimelere dökmediğiniz şeyler birden karşınıza başkasının ağzından çıkar gelir ya aynı ondan yaşamıştım bunu okurken. Aynı şey "Aynı yıldızın altında" filminde oynayan çocuğun unutulmak istemediğini söylediğinde de olmuştu. Neyse çok da fazla şeyapmayalım. Bi kaç hafta sonra eski enerjime dönerim şu aralar bitik hissediyorum.

Bu çocuk bu agasalı bitirmiş bulunmaktadır. Şimdi "ben son beş dakikamı neye harcadım aga" diye düşünmeden önce eğer isterseniz bana sıradaki yazıda ne hakkında yazmamı istediğinizi veya ne hakkında okumak istediğinizi söyleyebilirsiniz. Konu sıkıntısı yaşıyorum..

Görüşürüz agalarım 

Hakkımda İkram Yağdıran

Adım İkram, 18 yaşındayım. Marmara Üniversitesi ALmanca Tercümanlık bölümünde okuyorum. Yeni yerler görmeyi ve yeni insanlar tanımayı çok severim. Aynı bloğumdaki yeni yorumları cevaplamayı sevdiğim gibi :D

2 yorum:

  1. Şu yazıyı okudum ya içime bi sıcaklık geldi yeminle. Her zamanki gibi çoksel olmuş agam lfkfldkxşwl

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Agan sana kurbağn olsun tşkler dhendksnkd

      Sil

Yüce konsey onayladıktan sonra yorumunu yayınlıcaz


İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *