Agalara Geldik

Takip Edin

Kitap Önerisi (part 4) | Kızıl yükseliş



By  İkram Yağdıran     12:00:00    Etiketler:,,,,,,, 


Agalar meraba bu çocuk harika bi kitabı bitirdi. Bu seferki kitap önerisi yazısı kitap önerisi isteyen ve kitap okumayı seven aynı zamanda strateji ve liderlik hakkında kendine güvenen herkese gelsin. Buyrun efendim kitap önerisi yazısının başrolü: Kızıl Yükseliş



Öncelikle kitabın konusuna başlamadan kitap hakkında düşündüklerimi yazayım. Kitaba başlarken kapağından dolayı ön yargılı davranıyordum. Çok saçma bi kapağı var kanat manat ne alaka şimdi Pierce Browncum.


Kızıl yükselişi okurken ilk 45. Sayfada kitabın konusunu falan anlamlandırmış ve o sayfalarda bazı yerlerde aşırı duygulanmıştım. Daha sonraki 50. sayfanın sonunda Yok artık demiştim. Zaten oradan sonra kitap bi başlıyo ki fiyuu

Kitabın yazarı Pierce Brown ve adam biyografisini bile kitap gibi anlatmış. Tipi de baya var resmen LC Waikiki modeline benziyo on saniye bakınca vaykiki vay vay diyesiniz geliyo falan

Kitabın geçtiği zaman gelecek. Artık insanlar dünyada yaşamıyor galaksilere yayılmış ve genetik kodlarını değiştirmiştir. Tüm galaksiye kast sistemi hakim olmuştur. Hatta kısaca bu kast sisteminden bahsedeyim.

Galaksinin hakimleri Altınlardır. Bu insanların kemikleri falan her şeyi aşırı gelişmiştir. Var olan en dayanıklı insan modelidir. Kibirlerinden geçilmez ve kendi aralarında değişkenlik gösterir. Eşsiz yaralı denilen altınlar ana kumandan ve valilerdir. Belirli sınavlardan geçen ve Enstitüde eğitim gören altınlar arasından sadece bi tanesi eşsiz yaralı olabiliyor ve gezegen sistemlerinin yöneticisi falan olurlar. Kazanamayan bazı altınlar pembe denilen şey olur. Bunlar sadece güzelliği ile öne çıkan altınlar. Diğer yüksek renkleri eğlendirmek için kullanılan değersiz altınlar yani.



Demekki altın olmak da bu sistemde bi şey ifade etmeyebiliyormuş.. Bakırlar da altınların eşsiz yaralı olamayan güçlü zeki insanlarına denilen isim. Bakırların görevi bürokratlık ve yöneticilik. Eşsiz yaralı kadar büyük bi yönetim değil tabi ki, daha küçük bi alan..

 Kızıl isyan serisinin ilk kitabında yani kızıl yükselişte var olan renkleri söylüyorum.. Gümüşler Beyazlar Maviler Sarılar Yeşiller Morlar ve Turuncuları geçtim. Bunlardan sonraki en yüksek seviye griler. Griler bizim askerimiz polisimiz gibi güvenlik sağlayıcıları.

Kahverengiler ev işleri için yetişen ırk ve Kızıllar ise zorlu koşullar altında çalışmak için yetişmiş vasıfsız işçiler olarak geçiyo.

Kızıl yükselişin konusuna geçiyorum çok uzattım. Olay Mars'ta geçiyor. Baş kahramanımız Darrow denen adam Kızılların en yeteneklilerinden bi adam. Bu Kızıllara cehennemdalgıçı deniliyo ve matkaplarıyla Mars'ın derinliklerine tüneller kazıyolar. Parmak hareketleri asiei gelişmiş olduklarından onlara cehennem dalgıçlığı veriliyo zaten. Neyse işte. Kızıllar hep toprağın altında yaşadıkları için kolay kaldırılıyor altınlar hep bunlara sizin çıkardığınız helyumlar sayesinde mars yaşanabilir bi toplum olacak ve dünyadaki ölmekte olan renkler buraya gelecek falan diyolar. Bi gün Darrow karısı tarafından eski bi havalandırma kanalıyla bi yere gidiyo ve bakıyolar ki mars Ağaçlı ormanlı bi yer marsta yaşam var. İşte o zaman kitap başlıyor.

Bunlar oradan çıkarlarken bişeyler yaşıyolar. Dayanılmayacak şeyler yaşıyolar yani anlattırmayın çok üzücü gelmişti bana. Neyse bundan sonra darrow bi şekilde bi örgüte katılıp bu kast sistemini yıkmak için şans yakalama ihtimali olduğunu öğreniyor. Ares oğulları denen bu insanların dediklerini yapıp altınlar arasına karışıyor. Altınlar gibi düşünüp altınlar gibi savaşmayı öğreniyor. Bi kaç ay sonra çoğu şeyde diğer altınlardan daha iyi oluyor ve bi savaş başlıyor. Bu savaş altınlar arasında yaşanan bi eğitim savaşı. Darrow bu savaşı kazanırsa halkının zincirlerini kıracak gücü elde edebilecek ama eğer kaybederse elindeki yaptığı her şey,  onu o yapan her şeyden vazgeçişi bi hiç uğruna olacak..





Kızıl yükselişi okurken cidden nefesim kesildi. Heyecandan yerimde duramadım ayaklarımı yere vurup durdum. Üstteki fotoğraf derste kitabın en heyecanlı yerlerindeyken arkadaşım tarafından çekilmiş hdbxh haberim yokmuş gibi çek kankim.

Kalabalığın içinde yalnız olmak, düşmanlarınla arkadaşlık kurmak onlara karşı nefret besleyememek, onların güvenini kazanmak, bi lider olmak, strateji ve savaş konuları öyle bi işlenmiş ki kitabı okurken adeta Darrow'un yerine geçip siz yaşıyormuşsunuz gibi.

Kızıl yükseliş kitabının içinde bi açlık oyunları tadı vardı ama bence açlık oyunlarından daha güzel bi kitaptı. Kızıl yükseliş okumayan bana ketnis is my lav demesin. Halt etmiş ketnis





Kitaptan bi kaç alıntı yapayım yavaş yavaş sonlandırayım yazıyı.

Onun gözlerinde kendi kalbimi görüyordum. Onun ruhunda kendi ruhumu duyuyordum. O benim diyarımdı. O benim akrabamdı. Aşkımdı..

Sanırım hayatta böyle anlar vardı. Yüksek bi yerden düşerken aşağıdaki zemine bakmak gibiydi. Sonun gelişini görmek ondan kaçabileceğin, düzeltebileceğin veya durdurabileceğin anlamına gelmiyordu

Kendine ne kadar güvenirse güvensin, ben haklıydım. O yanılıyordu. Ben dünyaları ateşe verecek olan kıvılcımdım. Ben zincirleri kıracak olan çekiçtim.

Kibri leş gibiydi. Dişlerimi sıktım ve kendimi bunun doğru olduğuna ikna ettim. Onunla yükselecektim. Akademiye gidecektim. Filoları yönetmeyi öğrenecektim. Kazanacaktım. Kendimi bir kılıç gibi kesinleştirecektim. Ruhumu verecektim. Bir gün özgürlüğe kavuşma umuduyla cehenneme dalacaktım; ta ki bi gün zincirleri kıracak orduları yönetmeye uygun hale gelene dek. Çünkü ben sadece Ares oğullarının bir ajanı değildim. Aresin planlarındaki bir taktik veya araç değildim. Ben halkımın umuduydum. Esaret içinde yaşayan herkesin umuduydum..

Şu sözlerdeki gerçekçilik içtenlik çok güzel değil mi ya. Sonuç olarak son sözlerim bu kitabın şu ana kadar okuduğum en güzel kitap olduğunu söyleyebilirim. Pierce Browna bu kitabı yazdığı için teşekkür ederim filmi de çıkacak diyodu Piercecim. İnş filmi çıkar da ne kadar kötü çekilmiş diyip dalga geçeriz. Çünkü biliyom kitabı kadar güzel bi film yapamazlar

Evveeet kitap önerisi yazıları artık çok zevkli gelmeye başladı bana ya. Diger kitap önerisi yazılarını okumanız için size linkler vereyim koşun onları da okuyun..

İlk olarak burda bi yedi sekiz tane kitap önerisini toplanmıştım. Buyrun link: Kitap önerileri | part 1

Burada korku romanı olan kafes kitabını önermiştim alanlar olmuş falan çok mutlu olmuştum buyrun link: Kitap önerileri |part 2

Vee en son olarak da burada elif kankişim ilk kitap önerisi yazısını yazmıştı.  Sanırsam kıyametin alametlerinden birisi de buydu. Buyrun link: Kitap önerileri | part 3

Bu arada kitabı verdiğim bi arkadaşımın kitap hakkındaki yorumları:

Dün 300'e geldim kitapta, 6'da yattım glb dknfhgf Aq ya çok sürükleyici. Sen şuan hangi kitabındasın

... falan diye devam ediyo jdfnjd

Edit: AQ ARKADAŞ İKİNCİ KİTABl DA İSTEDİ KİTAP BİTMEDEN 3. KİTABİ SİPARİŞ ETTİ ÖYLE Bİ KİTAP YANİ GÖRÜN DUYUN OKUYUN BUNLARİ

Burdan o arkadaşa kucaman sevgiler selamlar

Eveett böyle bir yazının da sonuna geldik bi daha ki kitap önerisi yazısında görüşmek üzere

Yazıyı beğendiyseniz kitap ilginizi çektiyse falan yorum atmayı unutmayın

Eyi okumalarrr



About İkram Yağdıran

Adım İkram, 18 yaşındayım ve Marmara Üniversitesi'nde Almanca Tercümanlık okuyorum. Hobi olarak da buraya bir şeyler karalıyorum.

2 yorum:

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır


İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *