Agalara Geldik

Takip Edin

Uzay ve Uzaylılar ile İlgili Bi Yazı



By  İkram Yağdıran     12:00:00    Etiketler:,,,, 

Gencolar sellam harika tayfanın (yeni adımızla agalarageldik) en harika üyesi ikram konuşuyor bugünkü yazı blogun ilk ayında paylaşılan bi yazıya gelen yorumdaki istek konu ile ilgili. Yani uzayla ilgili bi yazı olcak. Şimdi öncelikle buraya gelip uzaylılar gerçektir safsatası yapmıcam sizde yabmayin !!!

Öhöm sakinim ve konuya dönüyorum uzayla alakalı ne biliyosunuz? Ben çok bişi bilmiyom valla ya özünde uzaylılara da inanırım 1az ama çok az.



Neysem uzay dedik boşluk falan da ne bu uzay dedim ve önceden öğrenip etkilendiğim konuları paylaşayım dedim. Tabi kendi bildiğim şeyleri direk anlatmadım ebesinin nikahına kadar araştırma yaptım ve sonuç olarak benim için küçük ama Agalarım için büyük bir yazı yazdım.  İlk olarak neleri konuşucağımızı şöööyle bi anlatayım. Kesin bilmiyonuzdur ama yaklaşık 20 yıl sonra yani 2036 yılında dünyaya çarpacak -yada yalayıp geçecek- olan nur topu gibi 1 göktaşımız var.

Onun dışında şuan güneş sistemimizden çıkan ve yıldızlarası uzay boşluğunda bulunan bi insan yapımı uzay aracımız mevcut. Hatta bu uzay aracının içince Türkçe bi selamlama da var. Çalıp çalıp duruyor.  Uzayda diceylik yapıyoz

Sevdiğim 1 arkadaşım der ki: huuoop dicey ver çoşkuyu...

Ve üçüncü olarak nasanın 2025 yılında yani yaklaşık dokuz yıl kadar sonra Mars'a geri dönmemek üzere insanlar yollayacağını ve bunu aynı zamanda gerçek zamanlı bi TV show haline getireceğini duymuş muydunuz?

Onu belki duymuşsunuzdur çünkü çok popülerdi bi aralar ama Mars'ı dünya gibi mavi yeşil bi gezegene çevirebileceğimizi biliyor muydunuz? Çok güzel olmaz mıydı?

Peki dünyada yaşayan bi canlı olan Tardigradların uzaya bile bırakıldıklarında yaşayabildiklerinden haberiniz var mıydı? Hemde uzay giysisi olmadan oksijensiz alanda..  Bir de birkaç basit bilgi verelim yazımızın sonunda ve nokta koyalım.. İşte başlıyorum yazıya ve sanıyorum ki şu zamana kadar yazdığımız en uzun yazıyı yazıcam. Ama yazılardan dolayı değil görsellerden dolayı çok uzun olacaktır bide benim harika anlatışımla kendinizi kaybedebilirsiniz falan dikkat edin ;DDD

İlk olarak bahsettiğim meteor olayını anlatmak istiyorum. Bundan 65 milyon yıl öncesinde dinazorların ölmesine sebep olan bi meteor hikayesini hepimiz duymuşuzdur. Aynı zamanda bu meteorun o zamanlar dünyada yaşayan canlıların yüzde yetmişini de yokettiğini söylüyorlar. Şuan NASA 2029 yılında dünyanın hemmen dibinden geçecek ve 2036 yılında geri dönecek bi göktaşı olduğunu söylüyor ve bizim de sonumuzun dinozorlara benzeyeceğinden şüpheleniyolar. Biz NASAnın yalancısıyız. Ve bu göktaşı o kadar yakından geçecekmiş ki dünyaya çarpması bile olası bir durummuş. Dünyaya çarparsa hiroşimadan 30 kat daha büyük bi patlama oluşturabilirmiş. Şuan için çarpma ihtimali ortadan kalktı deniliyor ve NASA tarafından online olarak hesaplamaları bi sitede paylaşılıyordu en son. Siteyi aradım aradım ama bulamadım keşke zamanında kopyalayıp koynumda falan saklasaydım aq şöyle sütyenimin içine koyayım babannemden öğrendiğim bir taktiktir... Ayıqqs

Şaka maka kadın kasa niyetine kullanıyo sütyenini, cüzdan alsana aqq

 Hooooop konudan sapmayıp geri geldim diyeceğim o ki Agalar olarak biz adı apophis- mısır mitinde kötülük tanrısı- olan bu göktaşını kınıyoruz. Şerefsiz göktaşı

Orda kaç bin canlısız gezegen var neden dünyayı seçtin ya biz sana ne yaptık

İkinci konuya geçiyorum daha fazla apophis'in adını ağzıma almak istmiyorum tripliyim. İkinci konumuz dünyanın şu zamana kadar yolladığı en uzak insan yapımı cihazı mı diyim uzay aracı mı diyim ne desem bilemedim. Voyeger isimli bu şey şu an bizden bağımsız bi şekilde gidiyor sonu ne olacak bilmiyoruz. Aslında uzaktan kontrol edilebilir heralde ama bi amacı olmadığından kontrol etmiyolardır. Peki Voyeger nedir? Voyeger nasanın dünya dışı canlılara altın bi plakta insanı ve onun dna yapısını hatta sevdikleri şeylerini hobilerini fobilerini anlattığı bi gemi. Bu Altın Plaktaki anlatış tarzı ise bizim dünya dili değilde daha karmaşık bi dil. Uzaylılarla konuşabileceğimizi sanmıyorum hatta bunlar bulursa bile öyle dikkatli bakmayacaktır bu ney he altın mı oh ne güzel der bırakırlar. Ama bu geminin içinde bir de tüm dünya dillerinin bi kayıdı var çalıp çalıp duruyor. Türkçe kayıtta ise söylediği söz şöyle "Sabahı şerifleriniz hayrolsun sayın Türkçe bilen arkadaşlarım" gibi bişeydi tam hatırlayamıyorum.

Ya ama çok saçma değil mi uzayda sabah mı var aq ne sabahı şerifinden bahsediyosun. Ayrıca biz günaydın diyoz sabahı şerif ne la....... Ve son olarak nerden arkadaş oluyoz aq belki adamlar bizi yokedecek

of düşünsenize uzaylılar bunu buluyo sonra diyolar ki bunlar bize sabahı şerif demiş. *bu sabahı şerif tamlaması onların dilinde bi küfürmüş diye düşünün. hayal gücünüzü konuşturun hadi* sonra bizi aramaya başlayıp buluyolar

gerisi star wars falan

Ama harbiden ya bu uzaylılar işgal edecek gezegen arıyolarsa ve biz onlara kendimizi "altın plakta" sunmuşsak?




İçiniz yeterince karardıysa yeni konumuz olan Marsa geçiyorum. Mars gezegenine karşı bi sempatim var neden bilmiyorum ama çok tatlış geliyo. Mesela Venüs öyle mi değil. Ağza oturan bi ismi bile yok venüs ne demek aq

 Hemen yan sekmeden baktım ve yunan mitolojisindeki afroditin roma mitolojisindeki karşılığı venüsmüş. Bu günden sonra Agalar mitolojisindeki afrodit Marstır aq

Mars size ne yaptı da onu çirkin seçtiniz orospu çocukları!!


Konuya dönüyorum Mars son zamanlarda epey popülerdi hani su bulundu falan böyle herkes heyecanlandı oley beee su bulmuşlar falan dedi sanki adamlar suyu keşfettiler aq neden bu kadar sevindiniz ki hayır sanki içicez o suyu neden bu sevinç. Of tamam konuya dönücem ama son bi şeyi daha merak ettim mars ne demekmiş dşçlşldöeğkdlş

Vaaaaay mars romalıların savaş tanrısıymış (hayır mars gibi ponçik ve uslu gezegene nasıl yakıştırdınız hadi gözünüz görmüyo da beyniniz de mi çalışmıyo aq) ve romalılar atalarının mars olduğunu düşünürlermiş. En güçlü ikinci tanrı olarak görülüyormuş falan filan. Önceleri bereket için marsı seçmişler ama sonra savaşa çevirmişler. OYUN MU OYNUYONUZ AQ

Heh tamam kesin olarak konuya dalıyorum Mars bundan milyonlarca yıl önce bizim gibi yeşil bir gezegenmiş üzerinde canlılar yaşamış olabileceğine inanılan gezegenlerden birisidir. Ve demin de dediğim gibi içinde su bulunmuştur. Su tabi çok soğuk atmosfer ve düşük basınçta buz halinde duruyor ve bu da marsın çölümsü bi şekle bürünmesine sebep oluyor. Ancak hala toprağın altında buzullar halinde su bulunuyor ve belki yeraltı mağaralarında suda yaşayan canlıları da vardır ha ne dersiniz? Sonuçta magmaya yakın yerlerde tatlı su gölleri olabilir ve burada yıllaaar yıllar öncesinden beri balıklar yaşıyor olabilir. Uzaylı denilince hemen akla insan gibi bir canlı geliyor ama bakın buraya yazıyorum uzaylı bulunursa bizim buranın kedi köpeği veya koyunu kuzusu gibi canlı olarak bulunacak.. Akıllı canlı bulunacağına çok bi inancım yok ancak bulunsa bile çok da akıllı değillerdir :d

Ve eminim o amerikan filmlerinde hep işgal eden uzaylı orospu çocukları var ya işte onlar hiç gelmeyecek ama bundan bilmem kaç bin yıl sonra biz onlardan birine dönüşücez

Neyse toprak dedik dünyaya benziyo dedik. Mars bu özellikleri yüzünden Nasanın (ve naçizane benim (: ) gözde gezeneni.. Çünkü dünyanın milyonlarca yıl sonraki hali.. İşte bunu düşünerek Nasa demiş ki biz bu marsa bilim adamları yollayalım bunlar gitsinler yaşasınlar  araştırsınlar falan ama yol o kadar uzun ki gidiş gelişe ne benzin yeter ne yiyecek ne de oksijen... Uzay gemisi benzinle mi çalışıyo bilmiyom bu arada yazdım ama anlıyonuz siz beni.



Peki nasa ne yapmayı planlıyor? Nasanın planına göre 2025te marsa temelli gidecek insan grupları orada yaşayacak ekecek biçecek yemeğini ve oksijenini üretecek ve üreyecek.. Hatta plan geçen seneden beri devam ediyor. 2015te 100 kişi amerika avrupa asya ve okyanus kesimlerinde kalan ülkelerden seçildi ve bunlar eğitim ve dayanıklılık açısından özel yerlerde takılıyolar. Bundan sonra 2020 yılında haberleşme için uydular yollanacak o marsa yavaş yavaş pıtı pıtı ilerleyecek zaten yakıt falan çok harcamaya gerek yok acelesi ne? O gidedururken 2022 yılında bi keşif aracı bu marslılara yerleşilecek düz alan bulacak ve 2024 yılında ilk yerleşke birimi olan 2500 kilogramlık yiyecek kapsülü gönderilecekmiş. Bunun şirketi spaceX denen bi firma olacak diyolar ama henüz sözleşme yapmamışlar bu yüzden tarihler oynayadabilir çok da şeyapmayın. 2025 yılında ek olarak 6 tane kapsül (heralde oda olarak kullanacaklar bilmiyom valla)  2 tane yaşam ünitesi (hava basımcını falan düzenleyen şeylerdendir büyük ihtimal) 2 yaşam destek ünitesi (yada bu basınç şeysileriyle ilgilenir diğer daha önemli şeyler yapar) ve 2 tedarik ünitesi (BİLDİĞİM TEK ŞEY BU O DA YİYECEK <3<3<3<333<3) yollanacakmış.



Ve en sonunda 2026 yılında ilk koloni gönderilecek ve bu koloninin içinde 4 tane dünyalı (teknik konuşmak çok zevkliymiş aq) olacak. Bu dünyalıların asıl görevi ortalığı düzenlemek genel işleri yapmak bi sıkıntı var mı yok mu gibisinden şeyler için. Çünkü yanlış bilmiyosam bi seneden fazla sürüyo diye biliyorum bu marsa ulaşmak (araştırdım ve tabiikide yanlış biliyomuşum 300 günde gidiliyomuş) ve sonuçta radyasyon olur inişler olur yada envai çeşit meteor olur ölümle burun burunasın. Diyolar ki ilk dörtlü ölmezse diğerlerini yollarız babababa orospular tavuk mu yolluyonuz aq

Harbi madem o kadar riskli tavuk yollayın aq ölmezse insanlar gitsin ama yollamazsınız tabi çünkü para kaybı demi? Horozbu nasa

Bu yollanan dört kişi 2027 de ulaşacaklarmış ve kapsülleri kulanacaklarmış. Hala kapsüllerin ne işe yaradığını çözemedim ya yemek neyimdir yada odadır.

2028de ikinci bi ekip yollayacaklarmış veeee 2035de ise 20 ekip marsta olacak diye tahmin ediliyormuş, bi ekipte kaç kişi var bilmiyom ama 100 tane astronot seçildiğine göre 2035 yılında 100 kişi marsta yaşayacak. Şey yaptıkları da iyi olmuş dünyanın her yerinden insanları seçmişler ekibe (her ne kadar amerikan ağırlığı olsa da) çünkü bunlar üreyecekler falan ama marsa işte şey demesinler amerikalılar koloni kurdu o zaman amerikan toprağı falan.

Üşenmem gider nasanın başındaki herifin götüne özgürlük anıtını sokarım

yaparım bilirsin deliyim gözü kara deliyim xd

Bu arada Mars dedik eskiden dünya gibiydi ama sonra bi sebebten dolayı öldü dedik ama bu marsı canlandırabileceğimizden bahsettik mi? Hayır.. Şimdi size çok uçuk kaçık bi şey gibi gelsede aslında yapılması teoride %90 mümkün olan ama pratikte çok zor ve uzun zaman alacak olan bi olay. Hazırsanız anlatmaya başlayayımbasite indirgenmiş video için alttaki videoyu izleyebilirsiniz ama bu çok çok baite indirgemiş o yüzden beni dinleyin

Edit 2017: Videonun sahibi yutuptan kaldırmış beni dinliceksiniz bb

Şimdi Marsın en büyük sorunları şunlar: Soğuk... Yaklaşık -60 derece gibi bi hava var nefes versen buharı doncak o derece ve bu soğuk yüzünden karbondioksit ve sular donmuş vaziyette buzullarda duruyor. Ama sonuçta kullandığımız maddelerle dünyayı ısıttık dimi gencolar, yani bi gezegeni ısıtmak konusunda acemi değiliz. Marstaki soğuğu belli noktalara konulan greenhouse gazlarıyla yenebiliriz. Greenhouse gazlar ne diyeceksiniz, bunlar aslında türkçede sera gazları diye geçiyor. Atmosferimizde bikaç tane asal gazlar var ve bu gazlar içeri giren güneş ışınına izin verip dışarı çıkan ısıyı içeri geri itiyolar. ve yeryüzünün aşırı soğumasına engel oluyolar.


                             

Böylece nehirler ve su kaynaklarının donması engelleniyor. Bizim dünyamızda bunlar böyle ama marsta ısıyı tutacak bi gaz yok. İçeri giren güneş ışınları yüzeyi ısıtıyor ama güneş vurmayan yerler direk soğuyor.. Bunu engelleyen asal gazları üretecek bi kaç fabrikamsı uzay gemisi yollarsak yavaş yavaş (yaklaşık 100 yıl ama fabrikaların sayıya bağlı tabi) atmosfer kazanacak olan mars içeri giren güneşin ısısını dışarı verecek ve öylece buzullar eriyecektir. Buzulların içindeki karbondioksit (o kadar soğukki sıvı hale geçmiş ve donmuş) eriyecek ve yeniden atmosfere geçecek ve daha fazla sera etkisi oluşturacaktır. Şuan atmosferde bulutlar görüyorum mesela hatta yağmur bile yağıyor marsta. VAY AQ NEHİRLER DOLMUŞ ve göller bile oluşmuş. Hatta bazı yerlerine kar bile yağıyor. Çok da farklı değil dünyadan öyle değil mi? Bunların hepsini 100 yıl içerisinde biz yaptık, şuan sene 2116.. Ama toprak ölü olduğundan bu suyun bi etkisi olmayacak toprağı canlandırıp havayı nefes alabileceğimiz bi hava yapmalıyız. Bunun için marsta pek bi kaynağımız yok o yüzden dünyadan marsa mikrop ve yosun gönderebiliriz. Hatta istersek genetiklerini değiştirebiliriz, sonuçta biz insanlar parlayan bitkiler oluşturmuşuz bunu mu yapamayacağız? (parlayan bitkiler karanlıkta içinde ışık üreten bakteriler sayesinde parlarlar ve yanılmıyosam bakteriyle bitki dna'sı üzerine yapılmış deneyler sonucu çıktılar. Bu arada düşünsenize gelecek 200 yılda lamba yerine bitkilerle aydınlanıyoruz çok güzel olmaz mıydı? Neyse bu konuya da belki gelecek yazılarda değinebilirim,)


Nerede kalmıştık genetik değiştirme diyordum, yosun hücrelerini daha çok oksijen üretecek şekilde kodlayabiliriz ve bu hücreleri gezegendeki su kaynaklarına bol miktarda yollayabiliriz, sonuçta gözle bile görünmeyen hücreler - taşıması ne kadar zor olabilir ki yolla yollayabildiğin kadar. Sonuç olarak ileri ki yıllarda göl deniz ve nehirlerin dipleri yosun tutmaya ve suya oksijen vermeye başlayacaktır. sonraki 50 yılda göl ve nehirlerin etrafına çıkan yosunlar havadaki karbondioksiti alıp yerine oksijen vermeye başlar ve 100 yılda mars hafif yeşillenmeye başlayacaktır. Hatta toprak bakterileri ve bitki tohumları yollayıp bunu gezegenin dört bir yanına dökersek ileriki yüzyılda ormanlarımız bile olabilir.

Şuan sene 2216 Marsta insanların yaşayabileceği basınç ve oksijen var her şey tamam.. 2016 yılı için marsa insan yollamak çok tehlikeliyki. Güneş fırtınalarının yaydığı fırtınalar radyasyon üretebilir ve onları öldürebilirdi.. Hatta bundan 200 yıl kadar önce marsa insan yollayacaklardı ve agalarageldik.com'da okumuştum radyasyon tehlikesi varmış acaba yollamışlar mıydı burayı tam görmedim ama artık radyasyona dayanıklı uzay elbiselerimiz var (eziq 16'lılar) ve yine Agalar'da okuduğuma göre o zamanlar mars ve dünya arası 300 gün kadar sürüyormuş ama şuan yeni uzay araçlarımızla az yakıt harcayarak 150 güne varabiliyoruz. Tabi istersek yakıtı bol tutar ve 75 güne de gideriz ama ne gerek var len mQ para mı sıçıyoz demi.. Tabi bu gün şeysi her zaman olan bi şey değil 2 yılda bir dünya ile mars birbirlerine olan en yakın mesafeye geliyolar buna "karşı konum" deniliyor, işte bu mesafeye gelindiğinde çıkarsam 150-75 gün arası marsa giderim.

Bi de şu konu var Marsa gitmek karşı komşuya gitmeye benzemiyor geri dönüşü yok. O yüzden ben tercih etmiyorum ama orada doğal hayat aşıkları için yapılmış koloni gibi şeyler var. mesela kendi yiyeceklerini yetiştirip yiyolar geceleri manzarası dünyadan çok farklıymış -arada iletişim kurup hayatta kalmaları için önemli bi sıkıntıları var mı diye soruyoruz ve bir de şu tv show saçmalığı var tabi isteyen mars tv'den 7/24 canlı marsı seyredebiliyor. Hatta öyle ki iki farklı yere koloni kurmuşlar gece olunca yatan insanları seyredeceğimize farklı gündüzü yaşayan insanları seyrediyoruz. Neyse sanırım gelecekten bu kadar haber yeter. Şimdi tekrar dünya tarihi dersi için 2016 yılına dönmem lazım bıye (Agalar'da hep bıye yazıyo şu 2016 insanlarının konuşması çok tuhafmış) (sie sensin tuhaf aq)

Yaaa bu da böyle bi anlatış işte büyüyünce ruhi çenet olcam. Zaten benzetiyolar bari olıyım ayrıca o 2216lı gerizekalıya burdan sesleniyorum sensin tuhaf aqdum çocu..

Ha bu arada biz burada 2016 yılında başlasak kesin 2300 yılında bitiririz diyelim ama bizim dünyalılar hayatta böyle önemli şeyleri bırakıp mars gibi saçma şeylere yönelmez. sonuçta marsa yöneleceğimize gider birbirimizle savaşırız dimi daha önemli.. Bu marsa yönelme işi anca 2100 yılı civarında olur benden demesi...




Biraz da bilgi içeren küçük şeyleri anlatayım

Mesela Tardigrad denen canlılar dünyadaki mikroskobik canlılardan. bu canlılar sulu ve nemli ortamlarda yaşayabiliyorlarken adaptasyon geçirerek toprak ve kuru ortamlara geçmişlerdir hatta burdan da adaptasyon keçirerek kaynar sudan tutup okyanusun en dibinde ve buzullarda bile yaşayabilen bu canlılar yemek ve su olmadan 10 yıl yaşayabiliyorlarmış. Bi de uzayda da hayatta kalan bu canlıların genlerini çözersek diğer canlılara ve hatta kendimize uyarlayabilir böylelikle aynı tardigradlar gibi radyasyona bile dayanıklı daha az yiyen içen bi canlı olabiliriz, ki bu da aslına bakarsanız hem dünyadaki oksijeni hem de hayvan sayısını arttırır. Gerçi biz insanlar az yiyoz diye az üretedebiliriz ama en azından afrikadaki insanlar açlıktan ölmezler dimi?

Ama bu seferde oksijen azlığından ölürüz aq vazgeçtim sadece radyasyona dayanıklı olsak yeter bide belki su ihtiyacımızı daha az hale getirsek de fena olmaz. Böylece marsa yolculuk problemi de sıkıntı çıkarmaz heralde..

Ya biliyom konumuz mars değil ama uzay gemisinin duvarlarını daha sağlam bi maddeden yapsalar radyasyon bişi yapamaz ki ne kadar mallar ya off

Bi kaç astronota göre uzay dağlanmış biftek sıcak metal ve kaynak dumanları gibi kokuyomuş, sanki kaskı çıkarıp boşluğu kokladınız hıammına

Nasanın verdiği bilgiye göre galaksinin bi ucunda alkol bulutu varmış.. Allahım neden haram haram bulutlar yaratıyosun hikmeti nedir yarabbim mesela şöyle limonata veya şalgam bulutu daha hoş olmaz mıydı ama yine de sen yaptıysan bi bildiğin vardır diyorum grşz (Lütfen çarpma amin)

Bedenimizin ağırlığının yüzde doksanı yıldız tozundan oluşuyormuş çünkü  helyum ve hidrojen dışındaki tüm elementleri yıldızlar üretiyormuş. Yıldızlar patlıyor ve dağılıyorlar puffff etraf element denizi

Goldilock bölgesi demek bi gezegenin yılızına olan insan için ne çok sıcak ne de çok soğuk olan uzaklık demek. Mars ve Dünya o sınırdalar dünya tam harika bölgedeyken mars ikinci el çamaşır muamelesi görmüş ve accık dışlanmış, ondan böyle soğuk

Ve samanyolu denen galakside (yani bizim galaksimiz) şuan 400.000.000.000 (milyar) yıldız ve 50.000.000.000 (yine milyar) gezegen var. Bu kadar gezegenden yüzde bir kadar küçük bi miktarı bile yaşanabilir bölgedeyse şu an 500.000.000 (bu sefer milyon) gezegende yaşam mümkün. Tabi bunun yüzde birinde insana uygun su hava gibi şeyler bulunsa yaklaşık 50.000 gezegende yaşayabiliriz. Ama dediğim gibi içinde farklı yaşam tarzı ve ihtiyaçları olabilecek canlılar olma ihtimali olan beşyüz milyar gezegen var. Yani uzaylıların varlığı çok da uçuk bi ihtimal değil..

Dünyanın iki uydusu varmış ama ikincisi daha çoook yeni keşfedildi. Biri ay zaten kocaman diğeri bi asteroid gibi bişi kendi halinde dönüp duruyo

Mars büyüklüğünde bi cisim 4,5 milyar yıl önce dünyaya çarpmış diyolar ve ben dünyanın ne kadar güçlü kuvetli hali vakti yerinde adam gibi adam bi gezegen olduğunu anlıyorum 

Bundan yıllar yıllar öncesinde bi gezegenden dünyaya sinyal gelmiş wow sinyali. Biliyonuzdur.. Bu sinyali araştıran dünya dışı yaşam araştırma enstitüsü mü ne boksa işte demiş ki büyük ihtimal bi parazittir ama belkide uzaylılardan gelen uyarı da olabilir ne bilim ben demişler. Ve her ihtimale karşı bi teleskop sürekli aynı gezegende duruyomuş belki sinyal tekrarlanır gibisinden. Belki bizi görmüş ve sea demişlerdir yada belki bayram mesajı gibi toplu mesaj atmışlardır.

cumanız mübarek olsun *53151 ışık yılı sonra geldi*
sizinde vesselam *53151 ışık yılı sonra gitti*
efem? *53151 ışık yılı sonra geldi*
ne efem? *53151 ışık yılı sonra gitti*


Birde son olarak hep ayalini kurduğum bi olay var, sanırım ruhi çenetin videolarından birinde görmüştüm. bundan yüzyıllar sonra samanyolu galaksisi ile armageddon şeysi birleşecek ve koca bir galaksi olacakmış. Göküzüne baktığınızda kat kat daha fazla yıldız göreceksiniz. Eğer siz köylük bi alanda gece gökyüzüne baktıysanız ne demek istediğimi anlarsınız. Keşke o zamanlarda doğsaydım ama bu elimde olan bi şey değil ki be gülüm..


Hem ne biliyoz belki o zamana kadar ölcez ya şuanki yaşamın tadını çıkarmaya bakmak lazım. Mesela ölmeden önce yapılacaklar listesi falan hazırlamak güzel bi başlangıç olabilir. Benim ölmeden önce yapmak istediğim 20 şey listesini merak edenler için link --->(uçur beni pakizemmm)

About İkram Yağdıran

Adım İkram, 18 yaşındayım ve Marmara Üniversitesi'nde Almanca Tercümanlık okuyorum. Hobi olarak da buraya bir şeyler karalıyorum.

2 yorum:

  1. vay aq kültürlendim resmen aynştayn gibi hissediyom ne güzel yazmışın la helal ossun dşlskslşd

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ediyorum pıtı pıtı yorumlar atmış her şeye yav <3<3<3

      Sil

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır


İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *